30 Kasım 2010 Salı

HaftaSonuEğlencesi

Merhabalaaar! :) Vize yoğunluğundan ötürü bu sıralar pek yazamıyorum ama Cuma Gecesi'ni yazmak icin cıldırıyordum resmen haha ve evet..
E ile B'ye gittik. Annesi E ile benim S'de kalacağımızı biliyordu. Ben de K'de kalacaktım eve göre bakarsak eğer :) Neyse B'ye gittik ortam los, derin müzikler, duman altı bir oda, uykulu yüzler.. Aklıma Candy Film geldi.. Bu arada izlemenizi tavsiye ederim cok güzel bir yapıt gercekten. B ve bir arkadası E ve ben oturduk baya bir konustuk falan filan sonra B uyudu ben uyudum arkadası uyudu E'de kafasına göre takılıyordu ortam öyle bir ortamdı ki köpek bile uyudu o derece.. Siz bile dayanamazdınız, gercekten!
Saatler 21.30'u gösterirken gideceğimiz club'a akmaya karar verdik. Taksimde bir club. Cıktık evden minibüs dolmus yolculuğu derkeeeen.. E'nin annesi dolmus esnasında bizi aradı tabi ki tepkimiz kocamman bir HASSİKTİR! oldu :) Dolmusta telefona baktı tabi anlasıldı falan derken basımız belaya girdi Taksim'e kadar gelmisiz olaylar karıstı! Hayır Kadıköyde iken olsaydı yine yakındı da teeee Taksim'deyiz olacak is değil.. Öyle böyle B'nin annesi falan filan derkeeen olay halloldu ama ettiğim duaları unutamam hatim indirdim o sırada.. E'nin annesinin gözünden düsmem de yanıma kaldı :)
Gittik club'a kapılar acılmamıstı. Bekledik.. Kapıda 3 adet cocuk vardı bir sey sordular falan filan derken yanımıza geldiler beraberce kardes kardes beklemeye basladık ki kapı acıldı ve biz icerdeyiz..
Ortalama 2 tane önceden icmistik.. E ile dayanamayıp hemen 1 tequila shot attık ve biralarımızı da kapıp basladık. Sonra E'nin arkadası geldi (cocuğu cok cok sevdim nedenini anlayacaksınız)
Cocuk bize paso bir sey ısmarladı vodka, tequila, bira sağolsun sayesinde kafam trilyooooon safasına ulastı. E piyasada yok, B de yok.. Bende kendi basıma takılıyordum ki blogtaki ilk yazıları yazmama neden olan gerizekalı'ya mesaj attım Geeeeeeeeeeeeeeeeel! diye.. Sonra unuttum. Kafam trilyon demistim. E'yi buldum falan bana seninki geldi! dedi! Ben kaldım, tabir-i caiz ise Kal Geldi o an bana ciddi ciddi.. Bir baktım orada duruyor arkadaslarıyla.. Diyalog;
Ben: Ben seni nerden tanıyoruuuum?! O.o
O: Facebooktaaaan
*icimden siktir oc diyorum..
Ben: Hayııııır tanıdıııım! dedikten sonra ne alakayla gidip E'ye O burda o burda! diye heyecana bağlıyorum. Hayır sadece sarhostum! haha! :))
Geri geldiğimde (kod adı Malanio olsun) Malanio yoktu! Arkadasına atarlı atarlı Malanio nerdeeeee?! dedim meğersem wc'ye gitmis canı cıkasıca.. Gittim wc'ye abi kafaya koymusum konusacağım! Cıktı ve..
Ben: Konusacağız!
O: Evet?
Ben: Niye hic aramadın?! (o sırada ne desem diye düsünüyordum o sıra ağzımdan bu cıkıverdi..)
O: BE'deydim.. (memleketi)
Ben: Heeeep mi?
O: Eveeet 
Ve kocaman bir Siktir Laaaan! Hah hah ha!
O: Neyse benim arkadaslarımın yanına gitmem gerekiyor..
Ben: (ellerim boynundaydı %90 öyle bir sürtüklük var.. istemeye istemeye sansımı zorlarım aga) Dur dur! Gitme ben giderim.. dedim ve önümden giderkendeee sunu dedim kulağına doğru.. A*ına K*dummun C*cuğuuuuuuuu! hahhahaa :)) Sonra mekandan gitti.. Cıktım dısarı bağrıyorum Malanio Malanio diye mal yok ortada sonra ümidi kestim ve mesag dösedim yine.. İceriğini bosverin ben bile utanıyorum aklıma gelince klasik Seviyorum Uleeeeeeeeeeyn ayakları hihihi :)
Sonra vur patlasın cal oynasın icimdeki tüm kaltakca hareketleri dansa döktüm millete döktüm artık n'aptım n'ettim hatırlamıyorum tam ama bilemiyorum yani..
Derken dayanamadım cıktım dısarı merdivenlere.. Cıkısım da süperdi milletin üzerine düstüm artık yürüyemeyecek haldeyim ve bunun da farkındayım. Merdivene oturduk B'yi gördüm yanımda bir tane cocuk bıraktı.. Cocuk bana hayat hikayesini anlattı resmen ya ben orda trilyon olmusum kendimi hatırlamıyorum o bana ne anlatıyor ki cocuğun tipi görsem sittin sene hatırlamam abi o derece. Üniversite okumamıs ailesini karsısına almıs dövmeci olmus. İyi bok yedin! (hayallerinin pesinden gitmis gerci helal!) Artık dayanamayıp E'ye mesaj attım cantamı al cıkalım diye cünkü ölüyordum o sırada.. Tamam dedi bir baktım gelmis taksiye bindik ama nereye gidiyoruz falan bir fikrim yok. Striptiz edasıyla dansederken fotoğraflarımı ceken fotoğrafcının evine gittik. Gerisi kabus gibiydi onlar özele giriyor haha! :))
Ama hayatımda duymadığım kadar adımı duydum o gece.. Herkes Depardiéu diyip duruyordu tanıyan, tanımayan özellikle o cocuk pes dedim yani, pes!
Neyse öyle böyle söyle derken süper bir gece gecirdim.. Tabi ertesi gün tam anlamıyla Zombie! gibiydim ama olsun.. Pisman değilim, yine olsa yine yaparım.. Ki düsünmüyor değilim haha!
xoxo

25 Kasım 2010 Perşembe

Derin bir "nefes" aldım derken trafik nefesimi "pic" etti.

Baya oldu yazmayalı evet evet farkındayım. Ah iste su lanet vizeler yok mu onlar ocağıma incir ağacı dikiyorlar.. Mesela pazartesi gecesi Inkılap Tarihi sınavına gece 2 yahut 2.30'a dek calıstım! Tabii meyvesini de toplayacağım da sabah kalkarken cok sövdüm ayrı mesela haha :)
Inkılap'ın iyi gecmesinden sonraki vize Fizik! idi.. Hayatım boyunca en en en en nefret ettiğim derstir. Hatta ve hatta lise hayatımın ilk sınavı fiziktendi ve ben o sınavdan 05 puan yapmıstım haha simdi anımsayınca cok komik geliyor ama o 05'i duymak ve en düsük not ödülünü almak kadar kötü bir durum yasamamıstım yani. Öyle böyle 2. sınava falan düzelttim derken 2. sene yine caktım fizikten ve üstelik yıl sonu caktım ve tiksinc Ortalama Yükseltme Sınavı'na girdim.. 3. sınıfta da aynısı oldu ama sınav günü okula gittim ve listede adım yazmıyor diye giremedim! Hoca da cok iyi hatırlıyorum bana aynen sunu demisti.. "ben olsam girmezdim bosuna ortalamanı düsürme gecemeyeceksin zaten." bir moralimi bozmustu anlatamam! -.- adi kokos karı.
Öyle böyle lisedeki fizikten gectim ama anam ağladı yani resmen.. Kurtuldum! diye sevinirken karsıma üniversitede de cıktı iste.. Kadeeeeer..
Fiziğe calısacaktım cidden ama olmadı.. Yani ımm nasıl desem sıkıldım kitaba baksam caktığım tek bir sey yok ki cok değisik bir fizik zaten en iyisi strese girmeden 0 alayım dedim. Sınava girdik notları acabilirsiniz.. kıyağı yaptı sözde ama notlardan bakabileceğimiz sadece 1 soru vardı ve herkes sadece onu yaptı. Gerisini sahsen salladım kitaptan formül buldum onu yazdım blah blah.. Sonuc olarak 40 alsam kırmızı kar yağması kadar mucize olur! Ümitli değilim, hayal kırıklığı yasamayacağım en azından (böyle iyi tarafından baka baka bir hal oldum sonumu hic iyi görmüyorum ben vahlar olsun!)
Sonraki vize yani bugünkü, Türk Dili idi ona da pek calısmadım ama en kötü ihtimal 80 bekliyorum süper gecti :)
Aaaaabi ben sözel adamıyım ya sayısal bana göre değil ı-ıh vallahi değil. Ve hep sayısal okuyorum! Gel de ana avrat bacı gardas sövme yani ya haha :)
Neyse genel olarak sınavlar iyi gidiyo dedim üzerimdeki vize stresini attım derin bir nefes aldım korktuğum gibi olmadı diye.. Okuldan cıktık evlere dağıldık K beni aradı Kanka gel eski okula gidiyoruz arabayı aldım seni otobüslerde süründürmeyeceğim nihahahaha! dedi mırın kırın ettim ama gittim yine.
Aman Tanrım! E5'te kalakaldık.. Allah'tan o kadar feci değildi kısa sürdü trafik. Ama dönüs seridinde bir kamyon patlamıs yahut yanmıstı anlayamadım tam ama karsı serit taaaaaaaaaaaa ebesinin organına kadar tıkalıydı cok cok cok üzüldüm insanlara + biz 180 ile giderken tassak gectim ah kıyammaaaaağm diye. Dilime sokiyim!
Dönüste tam tamına 3 3.5 saate yakın kontak kapalı sekilde trafikte bekledik! Otobüste olsan in yürü ama arabadasın arabayı bırakamazsın edemezsin.. Neyse K'nin sevgilisini bıraktık tabi o yol icerisinde bayaaaa bir kaybolduk trafikten kacalım derken sonra K beni bıraktı ve yaklasık 4.5 saati oralarda harcamıs olduk. Artık öyle bir hale geldik ki son ses müzik acıp arabada oynuyorduk, videoya cekiyorduk, camdan insanlara rezil oluyorduk, dısarı cıkıp bakıp giriyorduk.. Of of of! İstanbul'un trafiğine lanet olsun okadar diyorum. Ciddi ciddi kimseye trafik yüzü göstermesin Allah. Tavsiye etmiyorum. O kadar trafik yasadım ama bu en manyağıydı. Evim evim güzeeeeeel eviiiiim!!
Yarın gece de Taksim akaaaar hahaha :))
İsteyen gelsin kapımız herkese acık.
xoxo

22 Kasım 2010 Pazartesi

Oo vizeler hosgeldiniz!


Hayatım boyunca bir gecede hic bu kadar Lanet Olsun! dediğimi anımsamıyorum.. Lise ortamında ne rahattık yahu! Oo kanka kopya cekeriz, yaa mutlaka calısan bir inek vardır sınıfta geceriz arkasına, olum sınavı erteletelim lan valla bak, amaaan hoca beni seviyor düsük alsam da sınıftaki durumumu göz önünde bulundurur.. vs vs vs
Ama gel gör ki su üniversite isi böyle değilmis.
Abi adama desen ki Depardiéu nasıl bir öğrencidir hoca? diye. O kimdi lan?! falan der yani. (bana özel değil kimsenin ismini hatırlayacağını sanmam tabii unutulmaz inekler mutlaka akılda kalır yani -.-)
Neyse e hal böyle olunca ki zaten üniversitede sınıftaki duruma bakmıyorlar tek önemli sey Vize & Final notları oluyor. Sadede gelirsek, calısmak gerekiyor!
Dün K'de kaldım masum masum biz ders calısacağız dedik. Ben tabii öyle olmayacağını biliyordum. Lisede de denemistik bunu, olmamıstı.
Uzun lafın kısası gittim otobüs garına onların ordan gecen bir otobüs aradım aradım durdum. Sonunda buldum ve direkt atladım icine.. Sonra düsündüm yahu bu o otobüs müydü atladım ama? Neyse doğru otobüsmüs Allah'tan.. Nerede ineceğimi bilmediğimden sürekli K ile mesajlasma halindeydik. Bana durak adı söylüyor, lan bilsem zaten sana mesaj atmam di mi dingil heriiif haha!
O sırada bir vatandasa durağı sordum gayet kibar temiz aile cocuğu sesim ile pardon ucibuci köprüsü durağını gectik mi? dedim sorduğum vatandasla beraber neredeyse tüm otobüs bana assağılayıcı bir gözle baktı!
Ne yani bilmemek ayıp mı hanzogiller!? Ha?!
Vatandasın teki bilmediğini söyledi. Ona bakmadılar! -.- Bir diğerine sordum benim yaslarımda bir cocuktu daha gelmedik dedi neredeyse abi diyecekti evladım sevdim cocuğu temiz cocuk aferin saygılı. :))
Baktım olmuyor soföre gittim durakta indirir misin aaabi deyince adam öyle bir durak mı var? dedi. Tassak mı geciyorsun benimle yavsak! diyecektim ki dedim Depardiéu yol bilmezsin iz bilmezsin kes sesini.. Öyle böyle indirdi adam beni. Baktım bir köprü ee kimse yok, nereden gideceğim? K'yi aradım tarif etti (yol bulma kaabiliyetim sıfır sıfır sıfır!) gel beni al dedim daha uzatmadan, geldi. Ama beni bulamadı, bende onu. :)
Öyle böyle 10 15 dakika telefonda kavga ede ede bulduk birbirimizi koyulduk eve ve direktman derse!
Bir okuduk, iki okuduk, üc okuduk abi baktık olmuyor.
Kendimizi dvdcide bulduk ve sadece Saw 7'yi izledik. Tavsiye ederim güzeldi hahaha :)))
Sabah ta erken kalktık, adam ölü gibi yatıyor ya alarm sesinden ev inledi bizimkinde tık yok! Uyuz olurum böyle seylere. Okula gittik Aha abi sıctık lan modundayız derkeeeeeen sınav yooooooook! (bir öğrencinin mutlu olabileceği en en büyük sey budur!) Hoca meğersem Müze Ödevi diye bir sey veriyormus. Sevindim.
Ama haala vizelere lanet ediyorum.. Yarın inkılap var mesela. Of calısmam gerek ama artık evimdeyim tek basıma, bir basıma calısacağım..
Bayramdan sonraya vize koyanlara da lanet olsuuuun! Vizelere de tamemen lanet olsuuun! Of!
*Ayrıca ciddi ciddi Starbucks'taki güvenlik ağabey bana yavsıyor! Manyak mıdır nedir abartısız her gittiğimde ki bu uzun bir ara olmuyor. Daha bakmadan Bugün de cok sıksın k5 moduna giriyor. Korkuyorum artık yani! Abazan güvenlik görevlisi! Fuck Off!
xoxo

20 Kasım 2010 Cumartesi

Istanbul'a asığım da, peki ya yollar?

Merhaba genclik! :))
Son 2 gündür aptal aptal dolanıp duruyorum İstanbul'da! Tanrım! Tavsiye etmiyorum..
Dün lanet olası "Edirnekapı" denen yerden Taksim'e gidecektim. Aslında hersey dayıcığıma bayram ziyareti fikri ile basladı.. Gittik oturduk falan derken erkenden kactık ablacığımla.. Akıcaz ya, maksat o..
"Nah" aktık. Daha doğrusu o aktı.. Ben Edirnekapı'larda Taksim'e gecebilme cabası icerisindeydim.. Soruyorum, Burdan Taksim'e gidemezsin.. diyorlar. Yahu ne bok yiyeceğim diye düsünüp mal mal millete sordum durdum..
Biri baska bir sey diyor, bir diğeri baska bir sey.. Allah belalarını versin yani!
3 adet serseriden de laf yemem cabası.. Evet ben yedim, ben!
Mercan'dan "Hepsi Gay"i itaf ediyorum..
Ayrıca 3 tane ayrı Edirnekapı otobüs durağı olusuna da bir hayli sasırdım.. 1 tane neyinize yetmiyor yahu?! Olan bana oldu süründüm resmen!
Öyle böyle geldim Taksim'e (namusum yerinde, param cebimde bir sekilde)
Kafe Pi'ye gectik, ictik, döndük. (evet bu eziyeti bunun icin cektim olsun eğlendim)
Ama bir daha lanet olsun Edirnekapı'nın ordan gecmeeeeeeeem!!
...
Neyse bu aksam da M ile tek basımıza bizim mekana gittik sohbet, muhabbet baya bir koyu idi cok iyi vakit gecirdim gercekten :)) Buna ihtiyacım varmıs.. Birbirimizi anlıyoruz, seviniyorum.. Gercekten. Onu kocammaaaaaaan öpüyoooooruuuuuum!
Hayatımda bir değisiklik yok.
Heh Bulut'tan soğudum gibi ama değil..
Exkanks'a sardım evet eximin kankası..
Heeeeeey sasırmayın "Hello I'm sürtük!" haha :))
Simdi ablam ağzıma sıcmadan susuyorum ben
xoxo

17 Kasım 2010 Çarşamba

Nerde o eski bayramlar?

Dün bayramın birinci günüydü klasik birinci gün olayları falan iste.. Büyük ziyareti blah blah :)
Aksama kuzenim geldi sevgili B. Bizde takıldıktan sonra onlara gitmeye karar verdim ve hep beraber onlara gittik. Eve değil ama biz biraz dısarıda takılalım dedik, iyi yaptık haha!
B'nin arkadası M de vardı n'apsak? n'apsak? diye düsünürken B'nin aklına bir seyler geldi (kuzenim diye demiyorum cok cok cakaldır serefsiiiiiz) bir sey aldık, aldığımız seyin ismini veremiyorum. Amman ha yanlıs anlasılmasın uyusturucu vs değil yani :)) Ama kafa yapan bir sey siz deyin alkol ben diyeyim alkol ahaha ama alkol değil. Neyse ilk tırstım. Benim böyle seylerde isim asla olmaz yani. (Clean Family Boi) Neyse ictik falan derken ilk B'nin kafa güzel oldu ve bağırmaya basladı Aaaaaaaaaaaagh! diye harbiden o an tırsma ötesi oldum diyebilirim. Sonra ayakta konusuyoruz muhabbet ediyoruz derken (burayı anlattılar, hatırlamıyorum) B bana "pantolonumda leke var mı? acık renk ya cimene de oturduk amına koyiyim" diyor ve bende sadece bakıyorum sonra jeton düsüyor bir adım iki adım derkeeeeen anlatılanlara göre Depardiéu yerde! Bayılmısım. Ama ben bir seyler yasıyordum o ara böyle maceradan maceraya atlıyordum abartmıyorum ben o sırada Mario'ydum! Hahahaha! Sonra bir sey oluyor. B beni tutuyor gelmek istemiyorum sonra cekiyor zorluyor ve Depardiéu gercek hayata dönüyor! :)) Tabii B o sıra baya bir tırsmıs bana bir sey oldu diye ama yook! Ben cok cok eğlendim, gercekten. Ama denemeyin! Aslaaa!
Sonra bir arkadası daha geldi cocuğa Damon diycem cünkü The Vampire Diaries dizindeki Damon Salvatore'a acayip benziyordu ki bunu o karanlıkta o kafayla farkettim "Aa Damon" deyip duruyordum :))
Sonra devam ettik.. Asıklar aska geldi falan filan derken Hadi'n artık eve gidek! dedik saat 00.30 gibi bir seydi.. Damon da bizimle geldi Damon'un sevgilisiyle arasını düzelttim (cöpcatan, pezevenk, arabulucu evet onlar ben oluyorum)
Sonra da yattık uyuduk ücümüz. Gece bir ara uyandığımda Damon ile kol kolaydık! Abartmıyorum gece gece güldüm bizi öyle görünce! Allah'tan kol kolaydık sadece haha!

Biricik öz ablam diye sevdiğim kuzenim de Bursa'dan geliyor. Hatta cok az kaldı her an gelebilir. Anneciğim bilmiyor sürpriz yapacaktık.. Anladı, zeka küpü! Ama caktırmıyor.. Hatun benim annem yiaaaa haha.
Öyle iste bugün öyle pek bir sey olmadı.
Ne eski bayram havası ne var ne de baska bir sey..
Hic bir farkı yok, klasik hafta ici iste..
Cidden öyle cok cok büyük olmayabilirim ama benim liseye kadarki dönemim de bile bayramdan suankinden daha farklı daha coskulu daha güzeldi yahu! Yalan mı Allah askına?
Herkes bir araya gelirdi aile kurul toplantısına dönerdi. Eskilerden konu acılırdı. Biz cocuklar odada oyun oynardık (kutu oyunlar) sonra da aksam sinemaya giderdik..
Ya simdi?
Tamam yine ziyaretler var da eskisi gibi değil. Herkes artık bayramda sehir dısına kacıyor.. Herkes bir arada olmuyor.. Femini'ler nerde? Ah onlar Bodrum'a gitmisler bayram tatili icin kafa dinlemeye..
Yucin'ler gelmiyor mu bu bayram yahu? Yok onlar yazlığa gideceklerdi..
Artık böyle.
Yapacak bir sey yok.
İlerki zamanları tahmin bile edemiyorum. Yine bu bayramlara da sükretmek gerek diye umuyorum..
Heeey gidi günler hey heeey!




Bu arada "Powerpuff Girls" kızlarını evlatlık ediniyim emi! Cok tatlılar yaa yerim.
xoxo

16 Kasım 2010 Salı

Fiesta!

Bugün niyeyse son ana kadar bekleyeyim dedim ne kastım var bende anlamıs değilim.
Ow yea Bulut'la hersey gayet iyi. Sevdim bu olayı. Hani telefona falan da aktık. Yine odamı topladığım bir gündü.. Mutlu olunca odamı topluyorum. Annem seviniyor.
Farkettim de insan her gün yahut her zaman kendine "mutlu" olabilecek bir neden bulabiliyor. Garip olan "mutluluk" sebepleri hep değisebiliyor.. Biz de buna ya "kader" ya da "hayat" diyoruz..
Bu sabah kalktım bir mutluyum tanrım kanat koymamıs fakat ben resmen ucuyordum. Öyle ki kahvaltıyı bile babamla ve mutlu bir sekilde ettim.. Düsünün.
Odamı toplamaya giristim sonra.. Tüüm gardrobu indirdim assağıya tekrardan düzelterek yerlestirdim baktım ki yorulmusum. K mesaj attı "Napıyon hacı?" ayağı ile haha. "Temizlik" deyince cocuk haklı olaraktan bir sok gecirdi neyse Kanka gel dısarı cıkak muhabbetinden sonraaaaa hazırlanıp soluğu iskelede aldım. Otobüs bekleyecektim aslında ama dedim simdi gelmez (zaten öyle bir durum vardır uyuz oluyorum. otobüs beklemezsin, dakkada bir gecer! bu taksi, dolmus, minibüs ne olursa gecerli bir durum!) bööyle durağın yanından yanından yürüyerek devam ediyordum bir yandan da arkama bakınıyorum hani gelirse atlar binerim diye.. Baktım ne gelen vaaar, ne de giden. Dedim Depardiéu zaten surası (kendimi kandırma cabalarım) tabana kuvvet oğlum. Ve yürüdüm.. Yolun yarısına geldim gelmedim bir baktım yanımdan son sürat otobüs gecti. Üzgünüm IETT'nin üvey babası olacağım bu gidisle :)
Derken vardım iskeleye vardım. Hayatında beni topu topu ikinci kez bekleyen K "Ooolom nerde kaldın laaan?!" deyince sinirlerim bozuldu! Ulan abartmıyorum her Allah'ın günü vallahi her gün 5 dakika falan da değil abartısız 15 20 dakika bekliyorum herifi gelmis bana 3 dakkanın hesabını yapıyor! Ona bir "hasssssiktir lan ordan!" bakısı yapınca' sustu zaten hahaha :))
Motor ve otobüs yolculuğumuzdan sonra kendimizi Ortaköy'de bulduk. Girdik bir cafeye boğaza karsı oh miss nargilemiz tavlamız rahattık. Midelerimiz haric! Baktık olmuyor Hadin Gızlar Okula edası ile Hadin Kanka Yimeğe dedik ve kumru yemeye gittik. Sonra pasa pasa döndük. Maksat neydi bunca seye? Eğlendik sanırım. Evet evet eğlendik.
Aksam yemeği de yiyemedim. Kumru diyip gecmeyin Ortaköy'de Golden Horn'da bir kumru yiyin vallahi kücük duruyor ama doydum. Hani ben ki tam ekmek tost yiyip doyamayan bir insandım onla doydum Adamlara helal beyler!
C geldi falan takıldık sonra bizden C'lere gectik orda da takıldık falan filan öyle bitti bu gün de..
Gel gelelim Bulut'cuğuma. Yerim onu.
10.000 smsi seviyorum ben aga ya. Eskiden de mesajlasırdım ben bu teeee sms olayları olmadan evvel ama hani her mesaja kontör ile (o zamanın deyimi ile) nasıl mesaj atıyordum anımsamıyorum gercekten.
Öyle iste Bulut hakkında anlatılcak pek bir sey yok.
Küt küt atıyor kalbim. Bitmedi gitti su harbim. Trallallaaa!
Yarın da bayram hani. Hatta saat itibariyle suan bayram oluyor.
İnek'cikleri kesecekler kıyamam onlara ama neyse dinen olması gerekiyor. Ama yine de ineklere kıyamıyorum ya. Millet ona tapıyor biz kesip pisirip mideye indiriyoruz heyhat dünyaya bak haha.

Hepinizin Kurban Bayramını Kutluyorum. Kücüklerimin gözlerinden, Büyüklerimin ellerinden öpüyorum..
hahhahha cok klişe biliyorum :)))
Yarın yoğun bir gün olacak, seziyorum. Depardiéu sil internet gecmisini! Kimse seni bilmesin!

Yandaki kare de günün "kare"si olsun bari. :))









xoxo

14 Kasım 2010 Pazar

Hello! My name is "Sürtük" Hah hah ha!

İki, üc "depresif" Depardiéu'dan sonra tamamen kendime gelmis bulunmaktayım :)
Merhaba sevgili günlükcüğüm,
Sabah (sabah dediğimde 11.15 safaları) saatlerinde pek action yoktu. Kalktım tam bir orman kackını gibi hissediyordum. Lavaboda aynaya bakınca gercekten öyle olduğumun kanısına vardım.. Neyse hazırlandım falan filan sevgili Dody'me gittim (büyükanneciğim) sevgili Mimy de ordaydı (anneciğim) kahvaltı falan ettim iste klasik. Sonra gectim tv karsısına Disney Channel kanalını izlemeye basladım (karsısından alabilene ask olsun yani o derece vahim..) derken OMG'dan bir mesaj geliverdi ayı zaten küt küt yazıyor mesajları duygusuz, bencil, pislik! "Nerdesin?"
Eb.. neyse "Evdeyim" falan filan derken, yanına gidiyordum E'nin de dersane cıkısına denk geldi onu aldım OMG'ların yanına gittik. Gide gide kerane gibi bir cafeye gitmisler ya.
Gercekten kerane gibi bakın anlatiyim.
4 katlı bir cafe. Giriste kasa falan var. Assağısında disco tarzı bir sey (disco mu? disco? hasss..) girisin üstündeki kat normal cekyatlar (evet cekyatlar) var oturuyorsun tv var müzik var. En üst katta ranzalar var, saati 10 telaya kiralanabiliyor. Anladınız yani aha aha aha :))
Gelen insanlar evvela disco (disco dedikce disco anlayısıma sokasım geliyor) 'da dans esnasında gencler tanısıyor, sonrasında orta kata gidip bira falan iciyorlar hatun kıvama gelince abi, en üste cıkarıp sevisiyorlar. Olay bu, durum bu.
Kerane demekle haklıymısım değil mi? :)
Neyse oraya gittik. Film alıp dvd'ye takmıslar izliyorlardı neyse izledik bizde falan oturduk klasik cafe ortamı.. Cok sıkıcı!
Cıktık biraz dolandık. Heh Alejandro'ya kedi maması alıyorduk.. E kedi mamasını tattı!
Evet tattı! Tanrım kusma sebebi. Ay yarabbim hatırladıkca fena oluyorum yahu! Kokusu zaten kadavra tavuk gibi tadı? Öööögh! Tamam kes.
Eve geldim cart curt. Biri vardı "Ah Tanrım n'aptın bunu özene bezene mi yarattın? Torpil mi gectin? Cok mu uğrastın? Melek mi bu?" vs vs dencek biri. Hic değilse benim icin.. Fakat sadece fotoğraflarıyla ask yasıyordum. Dün gece bir konusma hazırlamıstım yatakta. (fanteziye bakar mısınız?) eve gelip nete girince aklıma geldi. Ve Bulut'a o konusmayı mesaj olarak yolladım tesekkürler Facebook ah sen de olmasaydın bu millet Elizabeth'e mahkum kalacaktı hahhhahha :))
Tabii ben heyecan icerisinde mesajı beklerken.. Yemek falan girdi araya unuttum -.-
Bir baktım mesaj, bir daha baktım Bulut'dan koccaamaaaaaan bir
Oh my Gosh! Tanrım beni seviyorsun! dedim.
İste o zaman minik bir kedi yavrusu gibi hissettim kendimi.
Masum, kücücük, tertemiz, mutlu, mes'ud olarak
Bu terimlerin arkasına "Sürtük" koymayı da unuttum o ara. Ama yok yok koymadan da iyi :)
Ben Minik Bir Kedi Yavrusu'yum OKADAR.
Ve konusmaya basladık. Öyle iste.
Ayriyetten TTNET'in Allah bin belasını versin yani! Dakkada bir "Türkiye geneli sorun" yahut "Genel bakım calısması" ne lan bu? Ota boka internet gidiyor, geliyor, yavaslıyor, hatta bazen gidip te gelmiyor..
Paramızla rezil oluyoruz yahu!
Bayram bir gecsin.. KabloTV internetine gececeğim.
Kapak olsun! Lanet olsun! Bööö!
xoxo